21 Ocak 2008 Pazartesi
11 Sayısı Çok Önemlidir..!
New York City 11 harften olusur -Afganistan 11 harften olusur -Ramsin Yuseb (1993 te ikiz kuleleri tehdit eden teroristin adi) 11 harften olusur -George W. Bush 11 harften olusur Bunlar tesaduf olabilir evet, peki ya asagidakiler? -New york, Amerika'nin 11. eyaleti -İkiz kulelere carpan ilk ucagin ucus numarasi 11 di -11 numarali ucus 92 yolcu tasiyordu 9+2=11 -Ucus numarasi 77 olan ve kuleye carpan ikinci ucakta 65 yolcu bulunuyordu 6+5=11 -Olay 9 eylulde yani 9/11 de meydana geldi 9+1+1= 11 -911 ayni zamanda Acil Servis numarasidir 9+1+1=11 -9 Eylul yilin 254. gunudur 2+5+4=11 -9 Eylul'den sonra yilin sonuna 111 gun kalir -Madrid'teki 3/11/2004 te meydana gelen terrorist saldirisi ikiz kulelere olan saldirilardan 911 gun sonra meydana geldi peki devami sizce tesadufmu? -Bildiginiz gibi Amerikanin sembolu kartaldir; .Kuranda (9:11) numarali ayet derki; Arapogullari'ndan biri zalim Kartali uyandiricak.Zalim kartal ofkesini Allah'in topraklarindan(arap topraklari) alicak.Insanlar caresizlik icinde olaylari izlerken bircok insan Kartal'in yaptiklarini sevincle karsilicak.ve en sonunda baris gelcek.(ayet numarasina bakin) Simdi sira asil ilginc olanda 1. Bilgisayarinizda en basitinden yeni bos bir windows .txt (text) NOT DEFERÝ dosyasi acin. 2. Icine buyuk harflerle Q33 NY yazin. (bu kulelere carpan ilk ucagin havaalanindaki kapi cikis numarasi) 3. Q33 NY un uzerini kopyaliyormus gibi aydinlatin (highlight) 4. .txt (font size) sayfa ayarlarindan yazinin boyutlarini buyutun ve 48 e ayarlayin 5. ve son olarak yazi cesidini wingdings olarak degistirin
Yeni Zellanda'da Hayalet Olayları
Amerika´lı Allie Barden ABD´ye ait Yeni Zelanda´daki Scott Üssü´nde bulunan Mc MURDO istasyonunda bir alışveriş merkezi açmak için gönderilmişti.Merkezi açacağı binaya vardığı zaman binanın boş ve dışarıdan kilitli olduğunu gördü. Kilidi açıldıktan sonra Allie, yalnız başına içeri girdi. Sonrasını şöyle anlatıyor;"İçeri girer girmez tuhaf bir şeyler olduğunu hissettim. Bir kaç adım attıktan sonra saçlarım dimdik oldu. Basamakları tırmandım,yavaş yavaş yukarı doğru çıkmaya başladım. Kutuba yakın olmam nedeni ile hava soğuktu ama o anda buz kestim. Bu başka bir soğuktu. Arkamda bir şey vardı." Bu üs, aslında uğursuz bir yer olarak kabul edilmektedir. 1979 yılında üssün yanında bulunan Errebus Dağı´na bir Yeni Zelanda uçağı çarpmış ve 257 kişi ölmüştü ve bu tarihten sonra yörede sık sık hayaletlerden bahsedildi. Kazadan sonra cesetler toplanmış ve Allie´nin alışveriş merkezi olarak açacağı binada bir süre saklanmıştı.Bir diğer garip iddia Everest fatihi Sir Edmund Hillary´nin yine burada ünlü kutup kaşifi Sir Ernest Shackleton hayaletini gördüğüydü. Scott Üssü´nün yöneticisi Glenn Powell, Yeni Zelanda´da ve daha aşağısında bu tür atmosferik ışık oyunlarının sık görüldüğünü söylüyordu. Ama Allie Barden, "Sandwich Girl" adı altında açacağı dükkanın bulunduğu yerin kaza bölgesine 3 km. uzaklıkta olduğunu söylüyordu. Barden´a göre, Erebus uçak kazasının kurbanları, cesetlerinin saklandığı yerden ayrılmıyorlardı. Barden dükkanında zehirli ve yanıcı maddelerin bulunduğunu ve bunlarında sık sık alevlendiğini söylüyor ve başkalarının da benzer olaylardan söz ettiklerini belirtiyor ve diyor ki;" Daima yalnız olduğunuzda bir şey yaşıyorsunuz ya da yanınızda biri varsa size aniden dönüp duydun mu? diyor. Kendim ve iki yardımcım bunları yaşadık. Özellikle de merdivenlerden devamlı inip çıkan ayak sesleri duyduk ama uzun sürmüyorlar. Kapıyı kilitliyorum ve dışarı çıktıktan sonra biliyorum ki içeride kimse yok ama içeriden gelen ayak seslerini duyuyorum."
Barden şimdi yeni bir iş kurma çabasında. Aynı binanın 15. dk ötesinde başka bir yerde aynı işi yapmayı planlıyor ve Erebus hayaletlerinin peşinden gelmeyeceğini umut ediyor
Barden şimdi yeni bir iş kurma çabasında. Aynı binanın 15. dk ötesinde başka bir yerde aynı işi yapmayı planlıyor ve Erebus hayaletlerinin peşinden gelmeyeceğini umut ediyor
Etiketler:
hayalet hikayeleri,
hikaye
Üç Harfli
Devamlı __ __ __ lerden Konuşmayın. Bazı insanlar vardır cinlerin varlığına inanmazlar, inanmadıkları gibi birde dalga geçerler.Bende bunlardan biriydim, ta ki bu olay başıma gelene kadar.Ramazan ayındaydık ve ben bir cemaat evinde kalıyordum.Bu evde sesli bir şekilde müzik dinlemek yasak olduğu için kulaklıkla müzik dinliyordum.Evimizde son zamanlarda hep cinlerden bahsediyorduk.Ablamız onlardan bahsetmememizi söylemesine rağmen, onu dinlemeyip ''Kuran okunan yere gelemezler'' diyorduk.Üstelik dalga geçip arkadaşlarla birbirimizi korkutuyorduk.Bir gece bütün arkadaşlar odalarına çekilmişlerdi.Ben ise kulağımda kulaklık, arkadasımla birlikte oturma odasında oturuyorduk.Bir ara arkadaşım telefonla konuşmak için odasına geçti.Ben odada tek kalmıştım.Yüzüm balkona doğru bakıyordu.Bir ara balkon kapısının önündeki perdenin oynadığını gördüm, kapıya doğru baktım, balkon kapısı kapalıydı.Sonra gözlerimi kapatıp müzik dinlemeye devam ettim.O sırada balkon kapısı açılmıştı ve perde havalanıyordu.Arkadasımın balkona çıktığını düşündüm ve arkadasıma seslendim.Ses gelmemişti.Ayağa kalktığımda balkon penceresinden siyah birşeyin bana baktığını gördüm.Korkunç birşeydi.Pencereden bana bakıyor ve perdeyi aralıyordu.Sanki içeri girmeye çalışıyordu.Benim çığlıklarıma arkadasım kosarak geldi ve ben donakalmıştım.konuşamıyor, dua edemiyordum.O siyah varlığı gördüğümde besmele çekmeye çalıştım fakat olmadı.Hiçbirşey söyleyemiyordum.Bütün arkadaşlarım başıma toplanmışlardı.Kuran okudular ve ben kendime geldiğimde herkes halisülasyon gördüğümü zannediyordu.Ta ki balkonun kapısını onlarda açık görene kadar.Sizlere tavsiyem varlıklarına inanın ve yanınıza yaklaşamayacaklarını düşünmeyin.onlar heran yanınızda olabilirler
http://hayalethikayeleri.blogcu.com/ 'dan alıntıdır
http://hayalethikayeleri.blogcu.com/ 'dan alıntıdır
Etiketler:
cin,
cin hikayeleri,
hikaye
Askerde...!
İnanmayan arkadaşlara örnektir. Bu olay askerde başımdan geçti. Askerde çavuştum, yani nöbet tutma olayım yoktu. Askere yeni gelen Adana'lı bir çocuk vardı. Çok sakin ama neşeli bir çocuktu. Geldikten yaklaşık bir ay sonra arkadaşa nöbet yazılmış. Ama taburun en sakin, karanlık yerinde, adamı kesseler farkında olmaz kimse. Yanınada üst devre bir arkadaşı vermişler. Tabi üst devre arkadaş başlamış uyumaya, bunuda dikmiş nöbete.Bir saat sonra taburda bir karışıklık, bir panik silah sesleri geliyor onun tuttuğu nöbet kulesinden. Çocuğu zar zor getirdiler koğuşa. Bağırmalar, titremeler gözlerini dikip bir noktaya bakmalar. Ne olduğunu soran yüzbaşımıza cinlerin düğününü gördüğünü söylemiş tepenin eteğinde. İlk anda hava değişimine gitmek için numara yapıyor dedim ta ki gözlerimle bir şeyleri görmeden önce. Çocuk cılız zayıf bir şey ama 3 kişi yatakta zor tutuyoruz. Kendini boğmaya çalışıyor acaip acaip bir şeyler mırıldanıyor, gözleriyle odada sanki bir şey varmış gibi onu takip ediyor. Ama ona gerçekten inanmamın tek bir sebebi vardı. Uyumaya başladığı zaman aniden ellerini boğazına götürdü. Kendini boğmaya çalışıyor. Nerden esti bilmiyorum içimden 3 kulluvallah bir elham okudum ama kimseye farkettirmeden. Çocuğun gözleri kapalı elini dudaklarına götürdü ve bana sus işareti yaptı. Başımdan sanki kaynar sular döküldü. O gün bugündür yatmadan önce mutlaka bu duaları okurum.
http://hayalethikayeleri.blogcu.com/ 'dan alıntıdır
http://hayalethikayeleri.blogcu.com/ 'dan alıntıdır
Etiketler:
cin,
cin hikayeleri,
hikaye
17 Ocak 2008 Perşembe
Semum (2007)
Vizyon tarihi:
8 Şubat 2008
Yönetmen:
Hasan Karacadağ
Senaryo :
Hasan Karacadağ
Yapımcı :
Hasan Karacadağ
Tür:
Korku
Yapım:
Türkiye 2007 (Renkli)
Dil:
Türkçe
Internet adresi:
www.semum.com/
8 Şubat 2008
Yönetmen:
Hasan Karacadağ
Senaryo :
Hasan Karacadağ
Yapımcı :
Hasan Karacadağ
Tür:
Korku
Yapım:
Türkiye 2007 (Renkli)
Dil:
Türkçe
Internet adresi:
www.semum.com/
Canan ve Volkan Karaca çiftinin yeni aldıkları büyük bir eve taşınmalarıyla başlayan filmde, müthiş bir görselliğin yer aldığı farklı bir korku türü beyaz perdeye aktarılacak. Film konusu şöyle:
Her şey çok iyi giderken bir gün Canan'a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye başlar. Semum, kendisine hedef olarak neden Canan'ı? seçmiştir ve ona ne yapacaktır?
Her şey çok iyi giderken bir gün Canan'a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye başlar. Semum, kendisine hedef olarak neden Canan'ı? seçmiştir ve ona ne yapacaktır?

Etiketler:
cin,
dabbe,
korku sineması,
semum
Ben Efsaneyim - I Am Legend
Tür : Bilim Kurgu / Dram / AksiyonGösterim Tarihi : 25 Ocak 2008
Yönetmen : Francis Lawrence
Görüntü Yönetmeni : Andrew Lesnie
Müzik : James Newton Howard
Yapım : 2007, ABD
Oyuncular Will Smith (Neville) , Salli Richardson (Ginny Neville) , Thomas J. Pilutik (Vampir) , Alice Braga (Anna) , Paradox Pollack (Alpha Guard) , Charlie Tahan (Ethan)
Oyuncular Will Smith (Neville) , Salli Richardson (Ginny Neville) , Thomas J. Pilutik (Vampir) , Alice Braga (Anna) , Paradox Pollack (Alpha Guard) , Charlie Tahan (Ethan)
“Benim adım Robert Neville. New York şehrinde hayatta kalan biriyim. Sesimi duyan biri varsa…herhangi biri. Lütfen. Yalnız değilsin”.Robert Neville çok başarılı bir bilim adamıdır, ama o bile tedavi edilemeyen, insan yapımı o korkunç virüsü kontrol altına alamamıştır. Her nasılsa virüse bağışıklık gösteren Neville, New York şehrinden, hatta belki dünyadan arta kalan yerde, hayatta kalmış tek insandır. Neville üç yıl boyunca inancını yitirmeden her gün telsiz mesajı göndererek, umutsuz bir şekilde, hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalışır. Ama yalnız değildir. Belki de insanoğlunun son ve en iyi umudu olan Neville’i ayakta tutan tek şey kendine düşen görevi yerine getirme arzusudur: Kendi kanını kullanarak virüsün etkilerini tersine çevirecek bir tedavi bulmak. Ama karşısındakilere karşı sayıca az olduğunu bilmektedir… ve zamanı da hızla tükenmektedir.


Etiketler:
aksiyon,
gerilim,
korku sineması
25 Ekim 2007 Perşembe
Korku Sineması Tarihi
Gördüğümüz korkumu ? Yoksa erotizm mi?Korku sineması tarihine baktığımızda doğuşunun 60’lı yılların sonuna denk geldiğini görürüz ve 70’li yıllarda da seyircinin yakın ilgisi nedeniyle gelişim göstererek günümüze dek birçok evrim geçirerek bazen kayıp olup bazen yeniden doğarak geldiği gözden kaçmaz. Söz konusu dönemler içinde korku filmlerine gelen sansürlerin yalnızca şiddet sahnelerinden kaynaklanmadığını görürüz bu noktada karşımıza çıkan şey tam olar erotizmdi.Çünkü birçok korku filmi şiddeti barındırdığı kadar erotik sahneleriyle de akılda kalmayı başarmıştır. Ve cinsellik artık pek çok filmde öncesine göre daha özgürce sergilenebilecek bir piyasa bulmuştu çünkü üzerine yapıştıran korku etiketi tüm çıplaklığı bir şekilde kamufle ediyordu birçok filmde adı anılmayan veya üstü kapalı şekilde verilen cinsellik artık açık şekilde filmlere yediriliyordu.O kadarki erotik film kategorisi atında toplayabileceğimiz korku filmleri çıkmıştı ortaya.Kimi zaman erotizm korkuyu kimi zamansa korku erotizmi süsledi bu çerçevede.

En iyi örnekleme vampir filmleriyle yapılabilir.Korku filmleriyle erotizmin buluştuğu birçok film olmasına rağmen en öne çıkan filmler genellikle vampir filmleri olmuştur.Bu filmlerde onca şiddet ve sentetik olmayan görüntünün arasına soft porno diyebileceğimiz sevişme sahneleri serpiştirilmiş ve ortaya kaliteli sonuçlar çıkmıştır.
Bu tarzın en verimli olduğu filmler Vampir filmleri oldu. Düşünsenize vampir miti özünde yoğun bir cinsellik barındırır aslında öyle ki bunu düşünen akıllı yönetmenler bu miti ;tarzın kullanılacağı en verimli konu olarak seçmiş ve başarılı sonuçlar almışlardır. Jean Rollin’in kan ,şiddet ,cinsellik,sadizm vb. konularda çektiği özgün filmleri bahsettiğimiz türün öncülerinden oluvermiştir. Filmleri korku sinemasından en uzak duran seyircinin bile dikkatini çekecek kadar özgün , ilginç ve tek kelimeyle garipti aslında.Öyle ki filmlerine asla ucuz işler denilemezdi kaliteden asla ödün vermeden ciddiyetle seyirlik filmler çekmiştir yönetmen.
Aslında Rollin’den önce Roger Vadim’den bahsetmeliydik çünkü Vadim bu tarzın müjdesini Rollin’den çok önce vermişti seyirciye. Vadim’in ‘’Camilla’’ adlı kitaptan uyarladığı 60 yapımı ‘’Zevk alarak ölmek’’filmi çoğu kaynağa göre lezbiyenlik temasının işlendiği ilk film olarak bilinir(düşünün 60’la ve film konusu:lezbiyenlik)
Vadim bu film ardında bir üçlemeyle çıktı seyirci kaşısına [ The vampire lovers(70), Lust for a vampire(71), Twins of evil(71)] bu filmlerde aynı romanı yeniden ele almıştı yönetmen. Film sonrası gelen eleştiriler Rollin filmleri taklidi olması ve porno dergilerinin fotoğraf tekniğinin kullanılmış olduğu yönündeydi.
Bir diğer yönetmenimiz ise Jesus Franco İspanyol asıllı yönetmen erotik korku dendiğinde akla ilk gelen Rollin ile birlikte anıldı uzun bir zaman.Aslında her iki yönetmeni karşılaştırdığımızda benzer yanlarının yok denek kadar az olduğu görülmektedir. Örneğin Rollin filmleri bir durağanlık içerisinde akarken Franco genelde deneysel yöntemler kullanarak filmlerini hareket katmıştır. Bu yönetmenin konuya örnek iki filminin adını verelim şimdi.’’Vampyros Lesbos’’ ve ‘’Les Avaleuses’’Gelelim Andy Warhol’a (geçen film festivallerinde merakla beklediğim üçlemesinin alından facia olduğunu gördüğüm yönetmen)sanırım ‘’ Blood for Dracula’’ filmi konumuza en iyi örnek.Daha yakın tarihli örneklere göz atarsak eğer Bram Stoker’ın romanının en erotik uyarlaması olduğunu söyleyebileceğimiz ‘’Bram Stoker’s Dracula’’ ve homoerotik öğeler taşıyan ‘’Vampirle görüşme ‘’ gelir akıllara.
Tüm bu örnekleri unutturacak önemli başka bir filmimiz daha var Tony Scott’ın ‘’Açlık’’(1983) filmi Filmde Eski Mısır’dan günümüze sevgililerinin kanını içerek güzelliğini ve gençliğini koruyan bir vampir karakteri işlenmiştir.Her kan ona gençlik aşılayan bir pınardır adeta ve sevgilileri olması akıllara nasıl sahneler getiriyor bunu sizin hayal gücünüze bırakıyorum.Romandan uyarlanan bu film hızlı kurgu tekniği ve video klip estetiğinden bolca nasibini almış ve kült bir film haline gelmiştir.Başka bir açıdan bakarsak eğer filmde kullanılan kostümlerde filme bir –sanat filmi- vasfı yüklemiştir.
Yazdıklarımızın başına döndüğümüzde korku sinemasını bir küçük başlıklar altında toplayarak örnekleyebiliriz;• Hayvanların yol açtığı korku Kuşlar ‘’Alfred Hitchcock’’Jaws ‘’Steven Spielberg’’Cujo ‘’Lewis TeagueArılar,Fareler vb.• Doğa üstü yaratıklarCarrie ‘’Brain De Palma’’Dont look now ‘’Nıcholas Roeg’’The Wicker Man’’Robin Hardy’’• Yamyamlar• Vampirler (Erotik korku hani şu bahsettiğimiz)• ParodilerEvil dead (1-2-3) ‘’Sam Raimi’nin üçlemesi’’Bad taste ‘’Peter Jackson’’Braindead ‘’Peter Jackson’’Yaşayan ölülerin dönüşü ‘’Dan O’Bannon’’Çığlık ‘’Wes Craven’’
Gelelim son yılların durumunu gözlem altına almaya ;Çığlık filmi sonrasında ortaya yeni bir film çekim tarzı çıktı dersek hata etmeyiz sanırım . ‘’Teenslasher’’ Örneklerini vermek gerekirse ‘’Neyaptığımı biliyorum (97),Gerçek efsaneler(98) , Valentine/Ölümcül Bedel(01) gibi sırada filmleri malesefki yazmak zorunayız.
Bu filmlere parodinin parodisi demek bence yerinde olur çünkü filmlerin hiçbiri katlanılır değil . Fakat Avusturalya yapımı ‘’Cut(00)’’ , Robert Rodriguez’in ‘’Faculty’si(98)’’ ve James Won’un yönettiği ‘’ Final Destination’’ türün parlak örnekleri olarak sayılabilir.
Daha farklı tarzd a çekilmiş korku filmleri de yok değil.Örneğin çokca tartışılan ‘’Blair Witch(99)’’ izleyicinin algılarıyla oynarken sinemanın nedenli gerçek olabileceği sorularını akıllara getirmişti.Başka bir örnekse ‘’Stigmata(99)’’Çarpıcı bir görsellikle dinsel temalar işlenirken yüzyıllardır süre gelen felsefelerden tutun Vatikan’a bile taş atmış seyirlik bir filmdir.
Bir çizgi roman uyarlaması olan ‘’Blade’’ Aksiyonu korku sineması izleyicisiyle buluşturmuştu.‘’Altıncı His’’ is hayalet filmlerinin yeniden doğuşu gibiydi.‘’Diğerleri’’ ise eski usül perili evleri yeniden akıllara getirdi.‘’From Hell’’ ise gotik polisiyeyi korkuyla kombine etmiş iyi bir yapıttı.Son olarak sürekli tekrarlanan ‘’Şeytan’’ filminin yeniden ele alınmış bir örneği olan ‘’Bruiser/Ölümün Maskesi ise tam anlamıyla bir faciaydı.
Günümüz korku filmlerine çıkışı ‘’Çığlık’’ filminde yaptık fakat diğer filmlerdeki başarıları yada hayal kırıklıklarını bu filme bağlamak elbette ki büyük bir yanlışlık olur.
Ara sıra duraklamalar yaşasa da her zaman izleyicisini cezbeden bir tür olan korku sineması son zamanlarda yine nefeslerimizi kesecek gibi görünüyor.(Seğrediniz Bottale Royalle/Underworld ve kesilen etler görmek sizi etkilemiyorsa eski Teksas Kasabının yeniden uyarlanması olan bir başka film Wrong Turn’’)
Not:iyi ki varsın ‘’Avrum’’ diyorum birçok bilgi buradandır ve sağ olsun net.
Etiketler:
korku sineması,
tarih
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



0

